ÜCRETSİZ TALEP OLUŞTURUN

BİZ SİZİ ARAYALIM





* Web sitemiz üzerinden oluşturduğunuz taleplerin içerdiği kişisel verileriniz, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda belirtildiği şekilde mevzuata uygun olarak kullanılmaktadır. Web sitesi üzerinden iletişim bilgilerini paylaşan veya talep oluşturan her kullanıcı bunu kabul etmiş sayılır.
Sevgili Veliler

Ücretsiz Hizmetlerimiz

RAM Raporu Hizmeti

Çocuğunuzun eğitim ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilmesi için gerekli olan RAM Raporu 'nda sizlere rehberlik ediyoruz.

Özel Eğitim Yönlendirmesi

Çocuğunuzun ihtiyacı olan eğitim ve terapide en iyi hizmeti veren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi bulmanıza yardımcı oluyoruz.

Eğitim ve Terapi Takibi

Memnuniyet anketleriyle hizmet aldığınız merkezleri denetliyor, merkezlerin kalite standartlarını çocuğunuza uygun hale getiriyoruz.

Her Zaman İletişim

RAM Randevu takiplerinizde, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yönlendirilmenizde sizleri yalnız bırakmıyor, 7/24 iletişimde kalıyoruz.

OTİZM NEDİR?

Bireylerin sosyal etkileşimi, iletişim ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen yaygın gelişimsel bozukluktur.

Nedenleri

Otizm, günümüzde hala gizemini korumakta; alanda çalışan uzmanlar Otizm'in ortaya çıkmasında farklı nedenlerin rol oynadığını açıklamaktadırlar. Organik nedenlerden; beyin, beyin sapı-beyincikteki farklılıklar ile genetik faktörlerin Otizm'le ilişkisi araştırılmaktadır. Fakat bulgular oldukça fazla olmasına karşın genetik yapının Otizm'deki gerçek rolü açık ve net değildir.

Biyolojik nedenlerde; Otistik çocukların beyinlerinde zaman zaman bazı yapısal farklılıklar yakalanabilmektedir, ancak bu çocuklarda yaygın olarak gözlenen tek bir yapısal bozukluk bulunamamıştır. Nörokimyasal çalışmalarda Otistik bireylerde önemli bir kimyasal madde olan serotoninin arttığı görülmüş, bu madde bazı ilaçlarda kontrol altına alınarak Otistik belirtilerin azaltılmasına çalışılmıştır.

Otistik Bireylerin Özellikleri:

Otizm bireylerin dil ve iletişim becerileri, sosyal beceriler ve bilişsel becerileri ile davranışlarını etkilemektedir.

Dil ve konuşma özellikleri; ekolali, işaretlerle-mimiklerle iletişim kurma, şahıs zamirlerini kullanmada güçlük, monoton konuşma, dile dayalı şakaları anlamada güçlük, konuşma konusunda sınırlılık, neden-niçin-nerede-nasıl sorularını yanıtlamada güçlük bulunmaktadır.

Sosyal beceri özellikleri; göz kontağının az olması, ilgilerini-başarılarını yada çeşitli etkinlikleri diğerleri ile paylaşma isteğinin olmaması, bireyin kendisi ve karşısındakinin bir konu, olay yada kişi üzerinde ortak dikkatlerinin sınırlı olması, taklit becerilerindeki sınırlılıklar, oyunlarda yalnız oynadıkları, bir nesne-oyuncağı sallama, döndürme gibi yinelenen bir şekilde kullanma, oyuncağın sadece bir parçası ile ilgilenme tipik oyun davranışları olarak kabul edilmektedir. Oyuncakların sosyal anlamları yerine duyusal özellikleri ile ilgilenebilir, oyuncağa dokunmak, sallamak, koklamak yada yalamaktan hoşlanabilirler.

Bilişsel beceri özellikleri; uyaranların tüm özelliklerine dikkat etmede güçlük, binlin genellikle bir boyutuna dikkat etmektedirler; bu nedenle anlamaları sınırlanmaktadır, otizm; ezberleme ve tanıma becerilerini etkilemekte; ancak belirgin bir ipucu olmaksızın bu bilgileri hatırlamaya ilişkin güçlük yaşamaktadırlar.

Davranışsal özellikleri; yinelene-tekrarlama davranışlar; sallanma, kendi etrafında dönme, anlamsız ses çıkarma yada sürekli olarak aynı sözcükleri tekrar etme, nesneleri sallama, döndürme, aynı resmi çizme, öfke nöbetleri ve yönergelere uymama, içe kapanıklık, çevresindeki kişi yada eşyalara saldırgan davranışlarla kendine zarar veren davranışlar görülebilmektedir.

Sağaltım ve Eğitim

Yakın zamana kadar Otistik çocukların iyileşmesi ve gelişmesine ilişkin oldukça kötümser bir tablo vardı. Grubun yaklaşık 4/6'sının yetişkin oldukları zaman ağır derecede gelişimsel bozukluğu devam ediyordu ve buna bağlı olarak hiçbir işte çalışamıyorlardı. 1/6'sının iyi derecede gelişme kaydettiği(iyileştiği), 1/6'sının ise işlevlerini sürdürecek kadar iyileştiği kabul ediliyordu. Günümüzde bu kötümser bakış açısı yavaşta olsa değişmektedir, özellikle tanının erken konulabilmesi, ilk yıllarda eğitime başlanması ile erken eğitim çalışmalarından elde edilen olumlu sonuçlar, eğitimle bu sorunun büyük çoğunluğunun üstesinden gelinebileceği görülmektedir.